İzlenim

Berk Mercancı  /  29 Eylül 2017

Marmara Granfondo 2017 İzlenimleri

Yarış, gran fondo, rutin antrenman farketmeksizin her zaman olduğu gibi Gran Fondo Marmara sabahı da geç uyanıp eşyalarımı hazırladıktan sonra 20 dk kala start yerine ulaştım. Tüm karbonhidrat jellerimi drop bag'de unutmuş olmam yarışa biraz moralsiz başlamama sebep verse de, Bursa'ya pedallayacak olmanın verdiği heyecan
devam ediyordu.

 

Geçen yılki Gran Fondo Marmara haricinde tüm Gran Fondo'lara gitmiştim. Hepsinde etap profilinden dolayı en fazla 25-30 kişilik gruplar halinde yarışmıştık, fakat bu yıl Marmara'da peloton ciddi anlamda kalabalıktı. Bu da yarıştan keyif alma katsayısını arttırırken, birçok tehlikeyi de beraberinde getirdi.

Yaklaşık olarak 50. kilometredeki tırmanışa kadar toplu şekilde gidildi. Burada sayımız neredeyse yarıya kadar indi ve bir nebze rahatladık. İkinci kritik nokta ise yaklaşık 90. kilometredeki tırmanışta oldu. Gerek yokuş aşağı, gerek düz yol, gerek tırmanışta onlarca atak geldi grup içinden. Pelotonist, Fiberli, Velocity, Hi-Ride... Hepsi yarışa hareketlilik getirdiler. Fakat bahsettiğim kilometrelerde gelen ataklar kesinlikle belirleyici olanlardı.

 

Pelotondaki kişi sayısı azalınca rahatladık diyorum, çünkü grup içinde tehlikeli sürüş yapan, grup sürüşüne alışık olmayan sayısı çok fazlaydı. Dip dibe giderken yanındaki arkadaşına sarılanlar, kadroya yatıp pedallayanlar... Sadece benim önümde 3 ciddi kaza oldu ve eğer sağa değil de sola doğru düşseler ben de kazalara karışacaktım. Düşüp düşmeyeceğimiz tamamen şans meselesiydi, bu yüzden her kilometrede tedirgindik. Köprüden geçişin bile keyfini bile çıkaramadım diyebilirim. Pelotonun önünde daha tecrübeli isimler yer aldığından ön kısım daha güven vericiydi. Bu yüzden fırsat buldukça ön tarafa gitmeye çalıştım.

Yarış baştan sona otobanda geçtiğinden asfalt kalitesi oldukça iyiydi, yer yer yolun hasarlı kısımlardan geçsek de... Kuzey rüzgarının da etkisiyle oldukça hızlı bir sürüş oldu. Yarıştaki en yavaş hızımın tırmanışlardan birinde 23-24 civarı olduğunu hatırlıyorum. Zaten 3 şeritli otobanda tırmanışta olduğunuzu bile anlamıyorsunuz, hele de
grubun içindeyseniz.

 

Ben gerek duymadım fakat ihtiyacı olanlar için su istasyonlarında yarım litre yerine 1.5 litre su koymaları, geçerken yakalamak isteyenler için kötü oldu. Zaten deneyenlerin çok azı suyu yakalayabildiler.

Şahsen organizasyon açısından ben bir eksik görmedim. Böyle bir rotayı trafiğe kapatabilmek bile bir başarı. Fakat düşüp de saatlerce ambulans bekleyen ve organizasyonun yardım etmediğini bildiğim arkadaşlarımın olduğunu öğrendim. Bunları duymak 125 lira katılım ücreti verilen bir organizasyon için can sıkıcı.

 

Sürekli doğayla içiçe ve uzun tırmanışlar barındıran bir çevrede oturup buralarda sürdüğümüz için şahsen parkur benim için keyifsizdi. Otobandasınız bir kere... Böyle olunca da bisikletin felsefesine uzak oluyorsunuz. Ortada sadece belirli bir rotadan pedal çevirerek geçen yüzlerce çift bacak var. Tek iyi tarafın böyle güzel bir asfaltta yüzlerce kişiyle bir arada sürmek olduğunu söyleyebilirim. Onun da büyük bir kısmını kasap sürücüler törpüledi ne yazık ki…

BİSİKLET MUHTEŞEM BİR ŞEYDİR

 

Silahlara Veda romanındaki Bartolomeo Aymo karakterine ilişkin Hemingway'in kaynağı

Devamını Oku

Çeviri

"Variant.cc is a road cycling collective. We got a huge love bond for riding, chasing new routes and sharing them for road lovers"

TAKİP ET